Azerice Öztürkçe Déğildir!

Sıkça kullandığımız -ÇA ekiniñ dil yapma eki olduğu yanılgısı var: [ulus + ÇA : ulusca]. Örñeğin, Türk [ulus] + ÇA : Türkçe. İngilizce [ulus] + ÇA : İngilizce.

Oysa söz konusu ek -e göre añlamındadır. Türkçe: Türk-e göre, Almanca: Alman-a göre, Gökbeyce: Gökbey-e göre... Bu yüzden ketebe dédiğinde Arap-a göre (Arapça) söylemiş olursuñ ancak kitap dédiğinde Türk-e göre (Türkçe) olur. Démeli, kitap sözcüğü türkleşmiş azı türkçeleşmiştir. Kökeni Türk-e göredir démiyorum, türk dil yapısına göre evrilmiştir. Türkçe kökenli karşılığı bir başka déyişle Öztürkçesi bétiktir.

Okymak Türkmencedir, Türkmen-e göredir; oxumaq Azericedir, Azeri-ye göredir (Azerbaycanca: Azerbaycanlı-ya göre); okumak ise Türkçedir, Türk-e göredir.[1] Adım Gökbey Türkçedir ancak Azericesi Göybəy, Kazakçası Кёкбек (Kökbek) olmalıdır. Köken bir: köök. Ancak birine göre gök, birine göy, birine de göre de kök olarak gelişmiştir. Köken olarak bir olabilirler ancak söyleyiş bakımından ayrıldıklarından ayrı dil gibi görülmeleri gerekir.

Öztürkçe
yéñi bir kavram. Kökeni Türk-e ait olan sözcükleri belirtmek için oluşturulmuş. Defter yad kökenlidir ancak ağızlarda yaşayan bétlek (bét: sayfa, bétik: kitap) Öztürkçe bir sözcüktür. Ne var ki, koca bir dil için bu kavram kullanılamaz. Ne Türkçe, ne Azerice ne de Kırgızca... Hiçbiri Öztürkçe déğildir. Kime göre öz? Neye göre öz? Anatürkçe'yi [2] töz alıp değerlendirme yapmak da yañlıştır. Göçten, savaştan soñra birbirinden uzak düşen soydaş toplumlar, kendi başlarınıñ çaresine bakmakla kalmadı, her biri anadilini (AnaTürkçe'yi) de kendince geliştirmek durumunda kaldı.[3][4] Bir ağacıñ dalları gibi düşünürsek; gövde, kök birdir ancak dallarıñ her biri ayrı yöne bakar. Hiç bir dala da sen özsün, sen üveysin diyemeyiz.

Bunlara karşın Türkçe kökenli diller arasında özlük oranlaması yapılabilir. Şu oranda yad, şu oranda öz kökenli sözcük barındırıyor diye, soñrasında da karşılaşmatırmalar...

Türkçede, dil devriminden önce çavlık dilinde %35 öz kökenli sözcük kullanıyordu.[5] Ağızlardan, soydaşlarımızıñ dilinden alınan, bunlara ek olarak türetilen sözcüklerle bu oran bugün için %90'lara dek çıktı. Benim gibi yazanlar arasında %98-99 oranlarından söz édilebilir. Bu oranda kitap, defter gibi sözcükler yad olarak sayıldı. Oysa Azerbaycanda basılan günlük bir çavlığın dili incelendiğinde özlük oranınıñ %60'larda olduğu görülmektedir. Bilimsel dilde ise korkutucu bir oran söz konusu: %3-4.

***

Sözü şuraya getirmek istiyorum; soñ yıllarda Türkiye'de büyük bir yañlış añlaşılma patlak vérdi: Azerice Öztürkçedir. Ortak dilimiz Azerice olsun... Kusura bakmayıñ ancak gündelik yazın diliniñ %40'ı yad sözcükler üzerine kurulu bir dil öz olamaz, %12'si yad olan Türkçe gibi...

dipçe:
[1] Türkiye Türkleri dışında kimse kendine Türk démez. Kökeniniñ, atalarınıñ bir olduğunu dér ancak kendine Türk diyen bir Özbek, Kazak, Tatar göremezsiñiz.
[2] Orkun Yazıtlarından da önce kullanılan dil: Anatürkçe.
[3] http://turkcesivarken.com/geliyom-gidiyom-demek-dili-bozar-mi
[4] http://turkcesivarken.com/turk-dillerindeki-ayrim-neden-olustu
[5] http://turkcesivarken.com/soylenenlerin-tersine-turkce-gelisiyor

3 yorum:

Doğan Can Aktan dedi ki...

"Okymak Türkmencedir,"

Buradan yanlışın var, Oku- eyleminin Türkmencesi oky- değil, oka- biçimine evrimleşmiştir. Okı- biçimi, oku- eyleminin Eski Türkçe ile Eski Oğuzcadaki biçimidir.

mangan dedi ki...

haddınden fazla yanlıs var

Adsız dedi ki...

Çok yalnışınız var azerice değil Azerbaycan Türkçesi.Yani Azerbaycanda her kes Azerbaycan şivesinde konuşuyor ve Türkçe olan bir dil neden öz türkçe olamaz???