Kürtçe Tabelalarda Erek Ne?

Dilbilimsel olarak bakarsak; özel adlar başka dillere çévrilirken iki kural göz önüne alınır. Birincisi iki ayrı yazım düzeni arasında géçiş yapılacaksa, yéñi düzende okunduğu gibi yazılır. Örñeğin, kiril düzeniyle Гёкбей diye yazılan sözcüğü, lâtin ile yazmak istediğimizde okunduğu gibi çéviririz, olur Gökbey. İkincisi ise, köken olarak bir olan yazım düzenlerinde özel adlar olduğu gibi bırakılır, dilenirse yanına ayraç açarak okunuşu da yazılır. Örñeğin, Albert Einstein sözcüğü lâtin kökenli yazım düzeni ile yazıldığından, bunu Türkçe bir bétinde kullanmak istediğinizde olduğu gibi yazarız: Albert Einstein (Albert Aynştayn).


Birinci kural ışığında gidilerek, ayrık yazım düzenleri olan ülkeler, gezginlere kolaylık olsun diye yér adlarını kendi dilleriniñ yanı sıra, lâtin damgalarıyla da yazarak, ülkelerine gelen konuklara yardımcı olmaktadırlar. Örñeğin yukarıdaki bedizde Gürcistan'dan bir tabela görmektesiniz, damga çévrimi yapılmış.

Ne var ki, kamusal déğilmiş gibi gösterilen ancak alttan alttan da bölgesel dil olma yolunda ilerleyen, epey de yol almış Kürtçe üzerine bir iki söz démek istiyorum. Bölgedeki tabelalarda bir değişim yaşanıyor. Yukarıda saydığım dilbilimsel kurallar dışında başka işler dönüyor. Örñeğin aşağıdaki tabelayı inceleyelim:

Öncelikle biz de Kürtler de lâtin düzenini kullanıyoruz, dolayısıyla yazı çévrimi baştan yañlış sayılır. Hadi bunu es géçelim, kimi damgaları ayrı okuduğumuzu varsayalım da, ikinci kuralı uygulamaya çalışalım. Bu durumda Pınardüzü sözcüğü eñ çok Pınardûzû olarak déğiştirilebilirdi ancak bakıyoruz altına Cırnık diye eklenmiş. Kendi taktıkları belki de önceden söyleyegeldikleri adı kullanmışlar.

İkinci yér adı Doğuçanakçı. Kürtçesine bakıyoruz Çanaqçiyaserqé. Olduğu gibi çéviri yapılmış; Çanaqçi > çanakçı, şerqé > şark (doğu).


Özel adlarda ne aradır birebir çéviri yapılıyor? Bunlarıñ dilbilimsel bir açıklaması yok. İyimser bakılacak yanları hiç yok. Ortada göz göre göre dönen bir dümen olduğunu biliyoruz bilmesine de, yine de ilgimizi çektiği için soruyoruz; Kürtçe tabelalarda erek ne?

4 yorum:

Adsız dedi ki...

Parantez içinde yazan isimler bölge insanlarının kullandığı orijinal isimler. TC Devleti, Kürt illerinde 1928'de yer isimlerini resmi olarak Türkçeleştirdi, üstte yazanlar bu isimler. Türkçeleştirirken bazılarını Kürtçe'den tercüme etti, bazıları için de tamamen farklı bir isim verdi. Parantez içinde yazan Kürtçe isimler 1928'de resmiyetini kaybeden ancak 1928'den sonra da halk arasında kullanılmaya devam eden orijinal isimlerdir.

örnekler:

1.http://www.nisanyanmap.com/?y=%C3%A7irnik&t=&srt=x&u=1&ua=0

2.http://www.nisanyanmap.com/?y=%C5%9Farki+%C3%A7anak%C3%A7%C4%B1&t=&srt=x&u=1&ua=0

3.http://www.nisanyanmap.com/?y=nor%C5%9Fin&t=&u=1&ua=0

Gökbey Uluç dedi ki...

Kendi taktıkları belki de önceden söyleyegeldikleri adı kullanmışlar.

Diye yukarıda belirtmişim onsuz da. Ancak bu géçerli olamaz. Olursa, İstanbul'uñ altına da Konstantiniyye / Konstantinapolis diye ekleyelim.

Kubil AY dedi ki...

Cok guzel demissin Gokbey. haklisin ve erek aciktir.

uğraşı dedi ki...

Kürtçe bu gün bilimsel olarak dil bile sayılmamaktadır ki tabelalara yazı dili olarak geçsin. Grameri yok, özgün sözcük sayısı yetersiz, alfabesi yok, yazılı geçmişi yok, kendi coğrafyasında gösterdiği ortak özellikler yok. Facebook Wikipedia gibi siyasi yönelimli oluşumlarda kullanılmak üzere Amerikan üniversitelerinde uydurulan yöresel bir konuşma dili. Dede oğulu, oğul torunu analmıyor, iki komşu köyde yaşayanlar konuştukları kürtçeyi anlamıyorlar. Gramer yapısı ve sözcükleri o kadar Türkçe ki, konuşulanların yarısını pek güçlük çekmeden anlıyoruz...