Türkçe Hücre Terimleri Çalışması

Biraz düşünelim, tüm bilim dallarında neden geriyiz? Sorun beyinlerimizde mi? Usumuz fene matematiğe basmıyor mu? Elbette değil! Tersine bellekleri güçlü bir ulusumuz var. İşlenmeyi bekleyen toprak altındakı elmas örñeği gibi...

Açıkcası tüm sorun dilden kaynaklanıyor. Dilimizi olduğu gibi kullanamamızdan, ona değer vermemizden kaynaklanıyor. Bilimi yad sözcük kullanmadan yapamaz olduk. İlkokuldakı çocuğa fen bilgisi-matematik öğretmeye kalktığında çocuklar çekiniyor, korkuyorlar çünkü dersten bir neñ añlamıyorlar.

Okuma yazmayı yeni söken bir çocuğa ; manometre nedir, ne işe yarar? diye sorduğunuzda bön bön yüzünüze bakacaktır ançıp aynı çocuğa basınçölçer nedir, ne işe yarar? diye sorduğunuzda ilk kez duymuş olmasına, bilmemesine karşın usunda bir çağrışım olacaktır. Eñ kötü olasılık yüzünüze boş boş bakmayıp bir yanıt verecektir.

Kişi, ancak ilgi duydukları, başarabildikleri ile añlayabildikleri neñ üzerine yoğunlaşır. Bu yüzden bilimde dil devrimine gereksinim var. Bu bilinçle yol alarak yad bilim sözcüklerine Türkçe karşılıklar bulmaya başladım. Bir yerden başlamak gerekti ve hücreyi ilk adım olarak belirledim.

Onum (tıp) terimleri üzerine çalışmalara katkı sağlamak isteyenler şu bağlantıyı izlesinler; http://turkcesivarken.com/yazismalik/index.php?board=48.0

molekül : özdecik
asit : ekşit
baz : acıt
prokaryot : ilkel çekirdekli
ökaryot : gerçek çekirdekli
bakteri :bozgan
alg : yosun
enzim : özgen
endoplazmik retikulum : iç kansıvısı ağı/topağı
mitokondri : üretgen
lizozom : sindirgen
ribozom : bireşgen
peroksizom : ayırgan
golgi cisimciği : salgı aygıtı
sil : kirpik-telsi
fagositoz : yutma
pinositoz : etme

filagella : kamçı
trombosit : kan pulcukları
hücre : yuvar
kanal : ark
depo : yığ
mikroskop : irilteç
lipoproteinler : yağlı önbesi
lif : telçik - kılcık
nükleoplazma : çekirdek sıvısı
vucut : eğin
elips : söbü
krebs döngüsü : üretim döngüsü
parazit : asalak
portör : hastalık taşıyıcı-sayrıtaşır-sayrı tini
fibril : iplikçik
mikrotübül : iletgen borular-küçükborul-borulcuk
sentriol : çekilgen
hormon : içsalgı-salgı
filament : iplik-ip
mikrofilament : ipçik
tübül : borul
klorofil : yeşermik , yeşiliz
protistler/protistalar : yuvargiller
plazmoliz : büzünme/su salma
deplazmoliz : sualma/su yutma
kolloidal : tutkalsı
enerji : erke

3 yorum:

cüneyt akalınoğlu dedi ki...

doğru bir konuya değinmişsiniz.
keşke bu sözcüklri yabancı sözcükler yerine kullansak.
sizinbu çalışmanız bana başka bir konuda ilham verdi.
bass woofer ve twitter yerine
bass woofer= gümses
twitter= tizses
sözcükleri kullanılamaz mı?

Adsız dedi ki...

Bilimsel terimlerin türkçeleştirilmeye çalışılması boş bir uğraşı. Pratik olmadığı gibi, başarılı olma şansınızda yok.

Gökbey Uluç dedi ki...

Neden boş bir uğraşı olduğunu ayrıca neden başarılı olunmayacağı konularını açarsanız sévinirim.