Türk Kimliği'ni Yazarı Oder Kutluer ile Tartıştık

VI-VIII. Yüzyıl Türk Kağanlığı Yazıtlarında Türk Kimliği bétiğiniñ yazarı Oder Kutluer ile araştırmalarını ve bulgularını tartıştığımız canlı yayınımız YouTube üzerinden gérçekleşti. Azerbaycan'da şimdileyin bile süren kimlik sorunlarına değinip günümüz Türkiye'si ile karşılaştırdık. Sürekli konuşulan konularıñ dışında kalmaya özen gösterdik. 

Youtube üzerinden yapılan canlı yayınımızıñ kaydına aşağıdan erişebilirsiniz:

Kafkasya'daki Göktürk (Runik) İşaretli Yazıtlar - İsmail Doğan

Alañ araştırması konusunda güzel bir örnek olarak anıklanmış, üstelik birçok taşıñ, birçok damganıñ araştırmacıca bulunup ilk kéz yayımlandığını okumak ise ayrıca sévindirici oldu. Démek biz de alaña inebildiğimizde bir neñler bulabiliyormuşuz. 

Prof. Dr. İsmail Doğan Bilge'miz 1998'de Kafkasya bölgesinde yazlı kışlı bir araştırmaya koyulmuş. 2000'de Türk Dil Kurumunuñ yayını olarak basılmış, 2019'da da ikinci baskısı gérçekleşmiş. Dönemiñ TDK başkanı Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun ile Prof. Dr. Osman Fikri Sertkaya Bilge'miziñ görevlendirmeleri ile Kafkasya bölgesinde bulunan damgalarıñ derlenmesi ve kayıt altına alınması istenmiş. Araştırma sırasında özellikle de Hazar kağanlığından kalma yéñi damgalara ulaşılmış. 33 cm ölçülerinde kuşe kağıda renkli baskısıyla taşları, yazıtları ve balbalları ayrıntılı incelemek olanaklı biçime gelmiş. Gérçi kimi görselleriñ çözünürlüğü düşük olsa da bunlarıñ sayısı çok az. Çizimler de öyle... Dönemiñ bilgisayar koşulları göz öñüne alındığında olağan sayılabilir. 

Gérek bilinenler gérek de yéñi bulunanlar olsun, bétikte damgalarıñ okunuşları üzerinde durulmamış. Katalog olarak vérilmiş, ötesi araştırmacılara bırakılmış. Yér yér çocuk karalamalarını andıran taşlar üzerindeki çizikler olsa da kimileri de özenli yazılmış metinlerden oluşuyor. Kimilerine ilk bakıldığında bildiğimiz Türk damgalarınıñ beñzeri olduğunu söyleyebiliriz. Kimileriniñ de üvey olduğunu dile getirmek oldukça kolay. Göñül isterdi añlamlı Türkçe metinlere ulaşılabilsin. Yine de Türkçe olsunlar azı olmasınlar, kurumsal olarak alañ araştırması yapılmasına olanak vérilmesi, soñrasında da ortaya böyle bir yapıt çıkmasından dolayı mutlu olduğumu bildirmek isterim. 

Emeği géçenler var olsunlar. 

Bozkırın Tanıkları - Erhan Aydın

Yéñi başlayanlar için Erhan Aydın Bilge'miziñ gözde (popüler) türde anıkladığı "Bozkırın Tanıkları" bétiğini tanıtmak isterim. Bétikte de yazdığı gibi dipçelere yér vérilip okuyucu yorulmak istenmemiş. Yazıtlarıñ öñe çıkan özelliklerine değinilip damgalarla özgün biçimine de yér vérilmiş. Erhan Bilge'miziñ bir de güzel bir muştusunu bu bétikte dile getirmesine sévindim. Hüseyin Namık Orkun'dan soñra bilinen tüm yazıtları, yazmaları bir araya toplayacak bétik üzerine çalıştığını okumak buşku vérici oldu. Öte yandan Erhan Aydın Bilge'miz "Türk Runik Harfleri" dénilmesi konusundaki ısrarına bu çalışmasında da denk geliyoruz. Ayrıca yazmadan géçmeyeceğim, ona yakın yérde bélki daha çok sayıda "bu satırların yazarı" déyişi gözüme çok değdi. 

Soñ olarak bilgemizi bir kéz daha kutlarım. "Türk damgalarınıñ" konu édinildiği bir bétiği daha yazınımıza kazandırdığı için var olsun.

Türklerin Bilge Atası Tonyukuk - Erhan Aydın

Bilgilerimi yéñilemek için okumak istemiştim ancak bilmediğim yéñi bilgilere de ulaştım. Bilge Tonyukuk'a olan hayranlığım bir kéz daha arttı. Tini uçmakta olsun. "Türkleriñ Bismarck'ı" diye beñzetme  yapıp atamızı, kendisinden yüz yıllar soñra doğan birine éş tutup yükseltme gafletine düşenleri de bir kéz daha kendi içimde yadırgadım, kınadım. Öte yandan istihbarat konusunda kendisini böylesi erişilmez bir konuma nasıl çıkardığını da hep düşüneceğim. 

Erhan Aydın Bilge'miz, bu bétiğinde olağan bir okumada gözümüzden kaçacak ayrıntıları bir bir sermiş, duruma bilimsel titizlikle yanaşıp dipçeleriyle birlikte değerlendirmesini yapmış. Sorunlu sözcükleri ve añlamlandırma üzerine yapılan çalışmaları eğrisi doğrusu ile yazmış. Var olsun. 

Dördüncü baskısını okuduğum bu yapıtıñ daha nice sürümlere ulaşmasını dilerim. 

25. Göktürkçe Öğreneği Tamamlandı

25. Göktürkçe öğreneğimiziñ soñ dersini de bitirip sınavla soñlandırdık. Uygur dönemi metinleri üzerine odaklanmış olsak da kağanlık yazıtlarından da arada kimi metinlere yér vérip okumaları gérçekleştirdik. Anneler gününe denk gelen sınav gününde sorulardan birine Can Yücel'iñ "Anneme olan sévgimi añlatacak kadar şair déğilim." sözünü iliştirerek anmış bulunduk. Tüm anneleriñ günü bir kéz daha kutlu olsun.

Bir öğreneği daha géride bırakmanıñ övüncü ile daha nicelerinde buluşmak dilerim. 

#kutluyayınevi #göktürkçe #türkdiliderneği #göktürkçekursu

25. Göktürkçe Öğreneğine Başvuru

Yirmi béşincisi gérçekleştirilecek Göktürkçe öğreneği, Zoom uygulaması üzerinden sanal olarak 4-11-18-25 Nisan ve 2-9 Mayıs Pazar günleri imin 19.00 - 22.00 arası düzenlenecektir.

Öğrenek başlangıç ve orta düzeyde géçecek olup katılımcılar Göktürk dönemindeki yazı düzeneğini öğrenecek, günümüz çağdaş dilini Göktürk yazısıyla yazabilecek, eski metinlerimizi (yazıtlardaki sözleri) başlangıç düzeyince okuyabileceklerdir. Bu yüzden başvuru için katılımcıların herhangi bir öñ bilgiye iye olmaları beklenmemektedir. Türk kültürüne ilgili olmak başattır.

Başvuru için: www.kutluyayinevi.com/gokturkce

 


24. Göktürkçe Öğreneği'ne Yazılmalar Başladı!

Türk Dili Derneği olarak 24.sünü düzenleyeceğimiz Göktürkçe öğreneğiniñ yazılmaları başladı. Büyük salgın koşullarından dolayı yine sanal olarak gérçekleşecek öğreneğimizde her yaştan katılımcı beklenmektedir.

7-28 Şubat 2021 günayında pazar günleri imin 19.00-22.00 arası tasarlanan öğrenekte bu kéz özellikle pazar günü séçildi. Bir öñceki sanal öğrenekte cumartesi günü yéğlenmiş idi. İş yoğunlarınıñ ve bu yöndeki istekleriñ de değerlendirilmesiyle pazar akşamına ders yazılmıştır.

Başvuru için:

http://turkdilidernegi.org.tr/24-gokturkce-ogrenegine-basvuru/



23. Göktürkçe Öğreneği Sanal Olarak Düzenlendi

2012'den bu yana türlü dernek, vakıf, okul ve üniversitelerde 22 kéz düzenlenen Göktürkçe öğreneğiniñ (kursunuñ) 23.sü bu kéz sanal olarak gérçekleştirildi. 33 kişiniñ katıldığı dersleri, 25 kişi başarıyla bitirdi.

Türk Dili Derneği olarak Kovit-19'uñ néden olduğu büyük salgın (pandemi) döneminde çağıñ getirdiği olanaklardan yararlanarak 2020 yılını kendi açımızdan eñ vérimli biçimde değerlendirmek istedik. Bu yüzden okullarıñ kapandığı, topluluklarıñ bir araya gelmesiniñ sakıncalı olduğu bu güç günlerde bizler de étkinliklerimizi sanal olarak yürütme yargısına vardık. Böylece kolları sıvadık ve ilk Gündemki Sağlık Sağlık Sözcükleriniñ Türkçe Karşılıkları Üzerine[1] öñerilerde bulunmak için toplantılar düzenledik. Ardı sıra Süleyman Demirel Üniversitesi ile ortaklaşa Isparta'da düzenlenecek Uluslararası Dede Korkut Bilgi Şöleni ve Deli Dönmez'e Ad Vérme Çalıştayı'nı[2] 3 gün boyunca çevrim içi olarak düzenledik. 11-12 ve 13 Haziran 2020'de yaptığımız bu sanal bilgi şöleni ve çalıştay, ülkemizdeki sosyal bilimler alañında ilklerden oldu. İlerleyen aylarda birçok üniversiteniñ sanaldan bilgi şöleni (sempozyum) ve çalıştay düzenlediğine sévinerek tanık olduk. Bu étkinliğimizi Bilgelerle Söyleşiler[3] adı altında 15 yédigün (hafta) süren bir dizi canlı yayın ile sürdürdük. Üyelerimizden Şeyma Yalçın'ıñ sunuculuğunda dilbilim üzerine ülkemizden ve yurt dışından dilcileri ağırladık. Soñ olarak 23. Göktürkçe Öğreneği'mizi 07-28 Kasım 2020 aralarında çevrim içi düzenledik ve şimdi de övünçle duyuruyoruz.

Öğreneğimize 19/10/2020'den başlayarak başvurular alındı. Bu süre içinde 83 başvuru yapıldığı görüldü. Bu başvurulardan 33'ü ilk derse girdi, 25'i ise başarıyla bitirdi. Derslerde özellikle Göktürk döneminde doruğa çıkan Türk damgaları/alfabesi öğretildi. Okuma yazma kurallarına, eski metinlerden örneklere ve Türk sayılarına değinildi. Öğrenek soñunda katılımcılarıñ kazanımları günümüz sözlerini damgalarla yazabilmek, eski Türk sayılarını ve IX. yüzyıl metinlerini çözümleyebilmek oldu. Sınavdan 70 üzeri not alanlara "Bitirme Belgesi" vérildi.

Türk Dili Derneği olarak dilimiz için uğraş göstermekten büyük mutluluk duyduğumuzu bir kéz daha vurgulayarak katılımcı arkadaşlarımızı kutlarız. Daha nice öğreneklerde böylesi tutanaklar yazmak dileğiyle...


Dipçe:                         

[1] www.turkdilidernegi.org.tr/gundemdeki-saglik-sozcuklerinin-turkce-karsiliklari-uzerine/

[2] www.dedekorkut.turkdilidernegi.org.tr/

[3] http://www.youtube.com/turkdilidernegi

Türk Sayıları Üzerine Tartışmalar

 29 Ağustos 2020’deki “23. Türkbilim Sanaltayı“ndaki Türk Sayıları üzerine Gökbey Uluç‘un yaptığı sunum ve soñrasındaki tartışmaları içeren görüntüdür.


 

Atiye Dizisi ve Göktürkçe

Atiye (öbür adıyla The Gift) dizisinin 2. dönemindeki 6. ve 7. bölümünde yoğun olarak işlenen Göktürkçe metinlere değinmek isterim. Dizinin kurgusu, çekimi, oyunculukları ise başka bir yazının konusu olabilir.

Boyutlar arası geçişler yapabilen Atiye, olağanüstü güçleri olan bir uruğun sonuncu kuşağıdır. Bu yüzden dizi, gizemli bir havada ilerliyor ve sürekli bir arayış ile izleyiciyi tetikte tutuyor. Tüm bunlar da 12.000 yıllık geçmişi bulunan Göbeklitepe'yle ilişkili olduğundan bir biçimde simgelerin, damgaların kullanılması da kaçınılmaz oluyor. İşbu noktada yapımcılar da eldeki verileri kullanarak kendi öz değerlerinden yararlanmışlar. Bu bakımdan kendilerini kutlarım.

Dizide, geçmiş dönemin ve gizemli kişilerin diktiği düşünülen tapınağın ve döneminin bir dili, bu bilgiyi aktaracak bir damgalığı (alfabesi) olması konusu bir yenilik değil. Geçmişe yönelik gizemli bir dil söz konusu olduğunda yabancı yapımcıların "Runik" yazı düzeneğini kullandıklarını biliriz. Son dönem yerli yapımlarda, çizgi filmlerde Göktürk damgalarını görüyorduk. Söz konusu bu dizide de Avrupalıların Runik yazısı yeğlenebilirdi ancak Göktürk yazısı seçilmiş. Bununla ilgili taş da dikmişler, kağıt parçasına fırça ile yazılmış bir yazı da eklemişler. 



Gelelim bu yazılara... Dizideki Erhan adlı kahraman bir biçimde bir bez ya da deri gibi ufak bir parça üzerine yazılı metni araştırmaya koyulduğunda betikliğinde gözucu bir arama yapar ve "Bilinmeyen Dilin Şarkısı" adlı bir betiği eline alır. Kapağı açtığında ise yüzümde bir gülümseme oldu. Çünkü başucu kaynaklarımdan olan Eski Türk Yazıtları adlı betiğin ta kendisi idi. Atatürk döneminde Orhun yazıtları üzerine yaptığı çalışmalardan dolayı kendisine Orkun soyadı verilen Hüseyin Namık Orkun'a ait 4 ciltlik çalışmanın TDK'ca tek cilt olarak birleştirilip yeniden yayımlanmış betiğinin kapağının değiştirilerek sunulmuş biçimiydi. Kahramanımız betleri (sayfaları) kurcaladıkça türlü yazıtlarımızın görselleri de görülüyor, açıkça yazılı damgaların bulunduğu betlerle gizem artırılıyordu. Doğal olarak birden bire yazıları çözemeyen Erhan, soluğu babasının yanında alır ve babası da daha önce çözmüş olduğu bu yazıyı ona anlatır. Bu metnin yazıldığı gibi okunmadığını, bir damgasının birçok anlam verdiğini, gizli bir dil olduğunu ve azrak kullanıldığını dile getirir. 


Atiye ise bir yazıtla baş başadır. Onu dokunarak okur, duyar, iç sesiyle dile getirir. Bu bölüm üzerinde epeyce durulur, yazıtın görselliği izleyiciye de aktarılır. Ne yazık ki bu metinlerde anlamlı Türkçe sözler kullanılmamıştır. Belki de ben okuyamadım. Sağdan, soldan, altta ve üstten hiçbir biçimde anlamlı sözcükler çıkaramadım. Bu da rastgele serpiştirildiğini gösteriyor. 


Sonuç olarak damgalar (Türk harfleri / Göktürkçe yazılar) gizemli bir dili temsilen seçilip kullanılmış,  hukuki mülkiyeti Türkiye'de bulunan Göbeklitepe gibi gizemlerle dolu 12.000 yıllık bir yapının gizemli harfleri olarak uluslararası bir ortamda kamuya sunulmuştur. Yerli kaynaklardan beslenilmesi bakımından bu durumdan çok memnun olduğumu bildirmek isterim.

Dipçe:                      

Görüntüler şuradan alınmıştır: 

https://www.dizibox.vip/atiye-2-sezon-6-bolum-izle/ (Erişim: 01.11.2020)