Türk abecesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türk abecesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yalın Damgalarıñ Adlandırılması

Damgalarda ince, kalın ayrımı olması ile adlandırmalarınıñ bu töz üzerine kurulu oluşu, yalın olan damgalarda ince olarak mı, yoksa kalın olarak mı adlandırılmalı diye bir sorunuñ ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Çocuklara damgaları öğretirken[1] de yaşadığım bu sorunu, iki ad ile çözmeye çalışsam da, işe yaramadığını, daha da karışıklığa yol açtığını gördüm. Örñeğin /ş/ damgası için hem , hem de damgası olarak belirtme yaptığımda, çocuklarıñ bu damgayı bir süre soñra aşeş olarak adlandırdıklarını görmüştüm.

Uyumluluk olması için tüm yalın damgaları kalın azı ince olarak niteleyip işiñ işiñcen çıkıbilirdi. İnce olarak nitelediğimizde, kökü ant'dan gelen /nt/ damgası ent olacak, türetilmesiniñ bir añlamı kalmayacaktı. Kalın olarak nitelendiğimizde ise, /m/ damgası am diye okunacak, toplumda uygun karşılanmayacaktı. Çok büyük bir sorun olmasa da, /m/ damgasınıñ adlandırılması başlı başına bir sorun olarak duruyordu.

Bundan ötrü, yalın damgalarıñ adlandırılması üzerine bir çözüm geliştirdim. Damgalar, kökenlerine göre adlandırılacaklar.[2] Böylece hem kökeni bilinecek, hem de adlarıñda ikileme yaşanmayacak.

/nt/ damgası: Kımız kabına damlatılmış kan damlacıklarını simgelediği için adı ant olarak okunacak.

/lt/ damgası: Kökü kesin bilinmese de, alt olarak okunması daha doğrudur. Elt diye añlamlı bir kavramımız olmadığından, eñ azından alt olarak bir sözcüğüñ yérine géçebilir.

/ny/ damgası:  Türetimi /an/ damgası üzerinden olduğu için any okunacaktır.

/nç/ damgası: Bunuñ türetimi de /an/ damgası ile ilişikli olduğundan anç olarak okunacaktır.

/ñ/ damgası: kavramınıñ betimlenmesi olduğundan eng olarak okunacaktır.

/m/ damgası: Soñradan türeyen /m/ sesi, dönüştüğü /b/ sesini karşılayan /eb/ damgasınıñ yan yatırılarak, daha doğrusu 90 derece sağa yatırılmasıyla oluşturulduğundan dolayı, em olarak okunacaktır.

/ç/ damgası: Aç- eylemini betimlediğinden olarak okunacaktır.

/z/ damgası: Türetimi /ar/ damgası üzerinden olduğu için az olarak okunacaktır.

/ş/ damgası: Türetimi /el/ damgası üzerinden olduğu için olarak okunacaktır.

/p/ damgası: Bu damga için kesin sözüm yok, ap da dénebilir ep de. Bir yére dayandıramıyorum.

Bu yöntemi yéñi türetilen damgalar[3] üzerinde de uygulamayı sürdüğümüzde;

/c/ damgası: /aç/ damgasıñdan geldiği için ac,

/h/ damgası: /ak/ damgasıñdan geldiği için ah,

/f/ damgası: Fışkır- eylemini betimlediği için fı, fış diye okunabilir. Uyumlu olsun diye af azı ef de dénebilir. İkisi arasında séçim yapamıyorum.


dipçe:                          
[1] http://kokturukce.blogspot.com/2011/07/cocuklara-gokturkce-ogretme-deneyimi.html
[2] http://turkcesivarken.com/turk-damgalarinin-kokeni/
[3] http://kokturukce.blogspot.com/2011/04/yeni-damgalar-yeni-yaz-duzeni.html

Turfan yazmaları için okuma denemeleri

Türkistan’ıñ Turfan ilinde, 20. yüzyılın başlarında yüzlerce bet el yazması bulundu.

Çinçe, Moğolca, Soğdça, Uygurca gibi dillerin kullanıldığı, genellikle de dinsel konuların işlendiği yazmalar arasında Türk âbecesi, başka bir deyişle Orkun-Yenisey âbecesi ile yazılmış yapraklar da bulunmaktadır. Yazımızda, bu yapraklardan biri incelemektedir.

Damgaların kolaylıkla ayırt edilmesi, okunabilirliği üst düzeyde; bu nedenle daha önce incelenip okunduğunu düşünüyoruz. Ne var ki, dilbilimcilerin bilgisayar ile araları pek iyi olmadığından, bu tür yayınları geñelağ üzerinden araştırıp bulamıyoruz. Bu yüzden hem kendi ilgimizi gidermek hem de ilgililere Türkçe kaynak oluşturmak için, yazmaları kendimiz okumaya karar verdik.



Özgün Yazı


Çeviri
yeme[1] bu[2] sag[3] ençek[4] üznemişler[5] yir[6] alıg[7] boluşgalı[8] onamaz[9] kalır[10]
yeme[11] yultuzug[12] ögügeli[13] er[14] ança[15] timiş[16] men[17] yultuzug[18] kaltı[19] erklig[20] ….imi[21]

azu[22] tuutuk[23] sub[24] erser[25] opayın[26] azu[27] itmiş[28] yaratmış[29] tatıglıg[30] aş[31] erser[32] yaşayin[33] yeme[34] …i[35]..

…en[36] sakıntı[37] yeme[38] anyıg[39] kılınçlıg[40] şamnu[41] ne[42] yablak[43] çolbu[44] sakıntı[45] barça[46] teg…inti[47]… ek[48]…

…ike[49] sabın[50] öçeşmişler[51] yeme[52] biri[53] ança[54] timiş[55] men[56] kululadukum[57] kamagda[58] erklig[59] yultuz[60] ermiş[61] yeme[62] ikinti[63] er[64] ança[65] timiş[66] ak[67]…

Günümüz Türkçesi
Ve bu sağ yavru söz dinlememişler. Yer kötü olarak iyileşmez kalır.
Ve yıldızı yücelterek adam şöyle demiş, yıldızı kaldı, güçlü… …imi…

Ve tutuk su ise, içeyim. Ve düzenlemiş, yaratmış. tatlı aş ise saklayayım. Ve … i …

…n düşündü. Ve korkunç fenâ huylu Şamnu ne kötü (diye) Çolbu, düşündü. Bütün gibi …inti ek…

…ike sözü yarıştırmışlar. Ve biri şöyle demiş, ben kulluk ettim. Herşeyde güçlü yıldızmış. Ve ikinci adam şöyle demiş; ak…seke

Yorumlama (Tefsir)
Yine bu çocuklar söz dinlememişler. Yer kötü olunca, iyileşmez tabii.

Sonra bir gün, yıldızı göstererek adama şöyle dedim; yıldızı kaldı, güçlü …

Hattâ, soğuk su varsa içeyim. Düzenlemiş, yaratmış. Lezzetli aş varsa saklayayım. Ve…
Eskiden kişiler, suyu soğuk tutmak için kilden yapılma testiler kullanırlardı. Suyu bu testi içinde tutmak, bekletmek gerekiyordu. “Tutuk su” kavramı bununla ilişkili olabilir. Bekletilmiş, tutulmuş su, soğuk olur.

Korkunç ve fenâ huylu Şamnu ne kötüdür diye Çolbu düşündü, bütün …….
Şamnu adlı bir tinden (ruhtan) söz ediyor.

Karşılıklı söz atışmasına girmişler. İçlerinden biri şöyle demiş, ben kulluk ettim. Herşeyde güçlü olan Yıldızmış. İkinci adam ise şöyle yanıt vermiş, …..

Açıklamalar – Sözlük

[1] yeme : ve, dahi, hattâ (DLT), yime (OY) – sözcük soñundaki silik damga /a/dır.
[2] bu : bu (DLT, IB, OY) – /u/ damgası ile /:/ damgaları bitişik gibi durup /m/ damgasınına andırmakta olsa da ayrı oldukları kesindir.
[3] sag : sağ (DLT) – yırtık kısımdaki damga /a/dır.
[4] ençek : yavru
[5] üznemişler : üzne-, söz dinleme (DLT)
[6] yir : yer (DLT, IB, OY) – silik damga /r/dir.
[7] alıg : kötü, fenâ (DLT)
[8] boluşgalı : boluş- > oluş- (DLT, IB, OY). “olarak”
[9] onamaz : iyileşmez (DLT)
[10] kalır : kalır (DLT, IB, OY)
[11] yeme : bkz. [1]
[12] yultuzug : yıldızı (DLT, IB) – silik damga /z/dir.
[13] ögügeli : ög- > yüceltme, anma (DLT). “öğerek”
[14] er : er, adam (DLT, IB, OY)
[15] ança : öyle, böyle (DLT, IB, OY)
[16] timiş : demiş (DLT, IB, OY)
[17] men : ben (DLT, IB, OY) – silik damga /n/dir.
[18] yultuzug : bkz. [12] – silik damga /u/dur.
[19] kaltı : kaldı (DLT, IB, OY)
[20] erklig : erkli, güçlü (DLT, IB, OY) – sözcük sonundaki silik damga /l/, sonrasında gelen de kesinlikle /g/ damgası olmalıdır.
[21] …imi : eksik damgalar yüzünden añlamlı sözcük çıkarılamadı.
[22] azu : veya, yahut (DLT, OY)
[23] tootuk : tutuk (DLT,OY)
[24] sub : su (IB, OY)
[25] erser : ise (DLT, IB, OY)
[26] opayın : yutayım, içeyim.
[27] azu : bkz. [22]
[28] itmiş : düzenlemiş (DLT, IB, OY)
[29] yaratmış : yaratmış (DLT, IB, OY) – silik damga /a/dır.
[30] tatıglıg : tatlı, lezzetli (DLT)
[31] aş : aş, yemek (DLT, OY)
[32] erser bkz. [25] – silik damga /r/dir.
[33] yaşayin : gizleyeyim, saklayayım (DLT, IB, OY) – Sözcük başındaki /y/ olmalıdır. Sözcük sonundaki ince n, yazım yañlışı olmalıdır. Uygurcada birinci tekil kişi buyrum kipi -ayın/-eyin
[34] yeme : bkz. [1] – silik damga /y/dir. Sözcük sonunda ise /e/ damgası bulunmaktadır. Ortadaki yitik damganın /m/ olmaktan başka çaresi yok.
[35] .ki.. : eksik damgalar yüzünden añlamlı sözcük çıkarılamadı.
[36] en : sözcüğüŋ öncesi önceki sayfada olmalı.
[37] sakıntı : Uygurlarda di’li geçmiş zaman eki -tI biçiminde. “sakınmak” sözcüğü “düşünmek, dikkatlice düşünmek” demek: “sakındı” diyor. sakın- : düşünmek (IB, OY)
[38] yeme : bkz. [1]
[39] anyıg- : korkutma, any- : korkma (OY), ayın- : korkmak (IB)
[40] kılınçlıg : iş, amel, ahlâk, minez, huy, fena huy, kadın naz ve kırışması (DLT)
[41] Şamnu : Kişi adı. Bir tin (ruh) adı olabilir.
[42] ne : ne (DLT, IB, OY)
[43] yablak : kötü (IB, OY) – ortadaki eksik damga kesinlikle /l/ olmalıdır.
[44] Çolbu : Kişi adı. Tümce geñeline bakıldığında özne görevindedir. Kökeni, Türkçe ile ilişkilendirilememiştir.
[45] sakıntı : bkz. [37]
[46] barça : bütün, tüm (DLT)
[47] teg..inti : eksik damgalar yüzünden añlamlı sözcük çıkarılamadı.
[48] ek… : eksik damgalar yüzünden añlamlı sözcük çıkarılamadı.
[49] .ike : eksik damgalar yüzünden añlamlı sözcük çıkarılamadı.
[50] sabın : sav, iddia, söz (IB, OY) sabın sözcüğündeki +Xn eki bugünkü i durum ekidir. sab sözcüğü “söz, iddia” añlamına gelir: “sözü” olarak çevrilir.
[51] öçeşmişler : yarıştırmak, yarıştırmışlar (DLT). Olasılıkla öç “öc” sözcüğünden öçe- “öç almak” eyleminiñ işteş çatılı biçimidir.
[52] yeme : bkz. [1]
[53] biri : biri, kişi, fert
[54] ança : bkz. [15]
[55] timiş : demiş (DLT, IB, OY)
[56] men : bkz. [17]
[57] kululadukum : Yazım yañlışı var; kulladukum “kulladığım” olması gerekiyor. Buradaki -duk- eki Eski Türkçede bir tür geçmiş zaman ekidir, bugün yalnızca yan tümcelerde geçer: “men bardukum” (ben vardım).
[58] kamagda : herşeyde (IB)
[59] erklig : bkz. [20]
[60] yultuz : bkz. [12]
[61] ermiş : imiş (DLT, IB, OY)
[62] yeme : bkz. [1]
[63] ikinti : ikinci (IB) – silik damga /n/dir.
[64] er : bkz. [14]
[65] ança : bkz. [15]
[66] timiş : bkz. [16] – silik damga /m/dir.
[67] ak… : eksik damgalar yüzünden añlamlı sözcük çıkarılamadı.

Damgalar Üzerine
Orkun yazıtlarındaki damgalara ek olarak “ot” damgasını görmekteyiz. “Ok, ök, ık, iç, alt, ant” damgaları ise kullanılmamış.

İlginç olan; “ş” damgaları için buldukları çözümdür. Türk âbecesinde ilk kez, imleme ile damga türetimini görmekteyiz. “es” damgası üzerine im koyarak ince ş, “as” damgası üzerine de im koyup kalın ş seslerini karşılamışlar. Oysa Orkun yazıtlarında, “el” damgasınıñ çatalları altına çizgi koyarak türetilmiş “ş” damgası kullanılmaktaydı.

“as” damgası “el” damgasınıñ çatallarından biriniñ üzerine konulan çizgi ile oluşturulmuş. Tam bir geçiş evresi görmekteyiz.

“z” damgasında ise, “ar” ünsüzünden bir geçiş evresi görülmektedir. Sağ kısımdaki kuyruğu, yukarı kıvrımlı olan damga, soñraları aşağı eğimlenerek kullanıma girmiştir.


Kısaltmalar
DLT : Divân-ı Lügat’it Türk
IB : Irk Bitig
OY : Orkun Yazıtları

Kaynakça
Kaşgarlı Mahmut, Divân-ı Lügat’it Türk, TDK Veritabanı
Talât Tekin, Eski Uygurca Fal Kitabı Irk Bitig
Muharrem Ergin, Orhun Abideleri, 40. Baskı
Fuat Bozkurt, Türklerin Dili

Ayrıca Bakıñız
Berlin Turfan Yazmaları Belgeliği
Turfan Yazmalarını Yazışmalıkta Okuma Süreci


Oktay DOĞANGÜN – Gökbey ULUÇ

Günümüzde Türk abecesinin kullanımı (derleme)